Film; Fanny ve Alexander isminde iki kardeşin babalarının ölümünden sonra yaşadıkları sorunlu hayatlarını anlatıyor. Hayalgücüne sınır koymayan Alexander, tiyatro sahibi babası ölünce, kardeşi Fanny ile ‘babasızlığa’ alışmaya çalışır.Kurduğu hayalleri ‘gerçekmiş’ gibi yaşayan Alenxander, başta annesi olmak üzere, kendisine yakın olan herkeste altında heyecan yatan ‘kafa karışıklığı’yla birlikte, ‘korku’ya neden olmaktadır…
Dul kalan genç annesi, psikopozla evlenince Alexander, ‘yeni evi’nin kasvetine ve hiç tanımadığı insanların kurallarına göre yaşamaya alışmaya çalışacaktır. Katı bir adam olan üvey babalarının kontrolü altında hapis hayatı süren Ekdahl Ailesi, aile büyükleri ve dostları müdahale edene kadar zor günler geçireceklerdir…
5 Saatlik bir tv dizisi olarak planlanan sonradan kısaltılarak sinemaya aktarılan Ingmar Bergman’ın bu 3,5 saatlik yapıtı, 84 yılında En İyi Yabancı Film Oscarı’nı kazandı…
Birbirine zıt iki karakterin şiirsel bir anlatımı diyebileceğimiz Fanny And Alexander filmi İngmar Bergman hocamızın gerçek hayatından da esintiler vermektedir.Sahibi olduğu tiyatro mali polis tarafından hiç de hoş olmayacak biçimde basılınca,usta ülkesine küsüp Münih'e gönüllü sürgüne gitmiştir.İyilik kadar kötülüğünde olduğu,taşkınlık kadar dar görüşlülüğün de kol gezdiği bir dünya gezegeni.Karışık karakteri ve yaşından büyükçe izanıyla Alexander'in gözünden perdeye aktarılanlar mistik işaretlerde barındırıyor.Realist yaşamın ve her bireyin dünya arenasından payına düşeni aldığını kendine has üslubuyla bizlere göstermiş Bergman usta.Filmden akılda kalan bir replik; "SORU: Neden yalan söylenir?...CEVAP: Gerçeği söylememek için!..."
kötülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kötülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ekim 2013 Çarşamba
Üvey Babaya Alışabilmek
Etiketler:
alışmak,
baskın,
esintiler,
Fanny Ve Alexander,
film,
gerçek hayat,
hoca,
Ingmar Bergman,
iyilik,
karakter,
kötülük,
küsmek,
mali polis,
Münih,
realist,
şiirsel,
tiyatro,
usta,
üvey baba,
zıt
Yer:
İstanbul, Türkiye
17 Eylül 2013 Salı
Ayrıntı Kesik Kulakta
Mavi Kadife bir seks dominizmi.Bastırılmış duyguların bir insanı nasıl felaketlere sürükleyeceğini anlatan bu türde yapılmış bir başyapıt.David üstat ayrıca bu filminde sahne ışıkları ve gölgelerini son demine kadar izleyiciye aşılamış.Genelde kapalı mekanlarda geçen film insanın zorda kaldığında nasıl kötülüğe bulaşabileceklerini,acımasız ve sevgiden yoksun olabileceklerini göstermiş.Ayrıca bu filminin diğer filmlerine nazaran daha anlaşılabilir olduğunu söyleyebiliriz.
Bu filmi yüzeysel anlatmak istediğimizde;meraklı bir insanın kendini dizginleyemeyip merakının üzerine inatla gitmesi sonucu başına gelen sayısız belaları anlatmaktadır.Bahçede bulunan kesik bir kulağın merakla peşine düşen karakterin başına açtığı bela zinciri gerçekten izlenmeye değer.
Bu filmi yüzeysel anlatmak istediğimizde;meraklı bir insanın kendini dizginleyemeyip merakının üzerine inatla gitmesi sonucu başına gelen sayısız belaları anlatmaktadır.Bahçede bulunan kesik bir kulağın merakla peşine düşen karakterin başına açtığı bela zinciri gerçekten izlenmeye değer.
Etiketler:
acımasız,
Ayrıntı,
bahçe,
bastırılmış,
David,
dominizm,
film,
gölge,
ışık,
kapalı mekan,
kesik,
kötülük,
kulak,
mavi kadife,
merak,
sahne,
seks,
sevgiden yoksun,
üstat,
yüzeysel
Yer:
İstanbul, Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

