katil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
katil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2013 Cuma

Şüphe

   Eşinizin bir katil olduğundan şüphelenseniz, ne yapardınız? Usta yönetmen Alfred Hitchcock, Oscar ödüllü psikolojik gerilim filmi “Şüphe”de bu soruya yanıt arıyor…
Varlıklı bir ailenin tek varisi olan Lina, Johnny’ye aşık olunca ailesinin itirazıyla karşılaşır. Sorumsuz bir yaşam süren Johnny, gerçekten de genç kadınla sadece parası için ilgilenmektedir. Her şeye rağmen sevdiği adamla evlenen Lina, kısa bir süre sonra onun aslında bir yalancı ve hırsız olduğunu anlar. Üstelik kocasının katil olduğundan da şüphelenmektedir…
Yakın bir arkadaşlarının beklenmedik ölümüyle bu şüphe daha da artar. Çiftin arasındaki gerilim öyle bir noktaya varır ki Lina kocasının para için kendisini zehirlemeye çalıştığına inanır.

   Bu filmle ilgili bir iki küçük detay paylaşmak istiyorum.Johnie’nin elinde süt bardağı ile merdivenlerden çıkışı film dünyası açısından çok önemli bir sahneymiş.Hitchcock etkisinin artması için bardağın içine ışık koymuş.
Joan Fontaine bu rolü ile en iyi kadın Oscar'ını kazanmış.Her filminde oldugu gibi Hichcock kendisini bu kez,Lina’nın dedektif kitapları alıp dısarı cıkacagı sahnede posta kutusuna mektup atan kişi olarak gösteriyor.

Saygılarımla
Eray Eliçora


16 Aralık 2013 Pazartesi

Öldüren Hatıralar

   Hitchcock’un düş sekansları için ressam Salvador Dali’yle çalıştığı film, göreve yeni atanan müdürünü bekleyen bir akıl hastanesinde başlıyor. Doktor Ballantine’in gelişiyle merakları bir kat daha artan hastane sakinleri, doktorun kimi tuhaf hallerine anlam vermekte zorlanacak, hatta içlerinde onun katil olduğunu ileri sürenler bile olacaktır…
Gerilim sinemasının büyük ustası Alfred Hitchcock “Spellbound”da Sigmund Freud’un psikanaliz teorileriyle bir cinayet çözümlemesi yapıyor…

Yapım Yılı: 1945
Gösterim Tarih: 28 Aralık 1945
Senaryo: John Palmer, Angus MacPhail, Ben Hecht, May E. Romm
Ülke: ABD
Filmin Süresi: 111 Dakika
Oyuncular: Ingrid Bergman, Gregory Peck, Michael Chekhov, Leo G. Carroll, Rhonda Fleming, John Emery, Norman Lloyd, Bill Goodwin, Steven Geray, Donald Curtis, Wallace Ford, Art Baker, Regis Toomey, Paul Harvey, Jean Acker, Irving Bacon, Richard Bartell, Harry Brown, Joel Davis, Edward Fielding, Alfred Hitchcock, Teddy Infuhr, Victor Kilian, George Meader, Matt Moore,Constance Purdy, Addison Richards, Erskine Sanford, Janet Scott, Clarence Straight, Dave Willock

 Saygılarımla 
Eray Eliçora



3 Kasım 2013 Pazar

Sarı Irkın Şehveti

    Japonya’da geçen filmin konusu, bir kadın, kocası öldürüldükten sonra tecavüze uğrar. Olayı gören bir kaç kişi vardır fakat herkes farklı bir şey söylemektedir. Önce maktülün katilini aramaya zorlanıyoruz çünkü, filmde oynayan hemen hemen her karakter de şüphelidir aslında. Çünkü hepsi bir şekilde maktülü görmüş, yolunun üzerine çıkmıştır. Maktül ölü olarak bulununca bunu kimin yaptığı sorusu filmin bitimine kadar cevapsız kalıyor. Fakat polisiye bir filmin bütün muhteşem özelliklerini bir Rashomon filminde görüyoruz. Her karakterin şüpheli olmasını sağlayan harika deliller, kendilerini kurtarmak için ortaya attıkları iddialar bir film için çok zekicedir…

    Akira Kurosawa’nın daha çok tiyatral bir hava verdiği, özellikle ifade verme sahnelerinde ve yıkık bir malikanede bu havayı sezdiğimiz muazzam bir eser. Gerek içerik, gerekse teknik olarak döneminin çok çok ilerisinde bir yapım şüphesiz. Filmi izlerken bu yapıtın gerçekten bir sinema ürünü mü, yoksa bir tiyatro gösterisinin kayda alınmış hâli mi diye birkaç kez şüpheye düşebilirsiniz. Fakat filme genel itibariyle bakıldığı zaman Kurosawa size o harika yönetmenlik zekasını gösteriyor. Kamera hareketleri olsun, açıları olsun çok zor sinemasal yöntemlerin üstesinden ustaca gelmiştir…

Saygılarımla
Eray Eliçora